Değerli
arkadaşlarım, Avrupa ve Türkiye’de yaşamakta
olan sevgili Pamuklular :
Hepinizin yakından bildiği bir sorunu
gündeme getirmek istiyorum.
Şu
anda yaşamlarını Pamukluda bir Samanlıkta
geçirmek zorunda kalan Rıza Çığır, eşi ve
özürlü olan çocuklarının durumlarına ilişkin
sizlere kısaca bilgi vermek istiyorum;
Kimdir
bu insanlar; bu insanlar Pamuklu
Köylülerinden olup Pamuklu Köyünün
boşaltılması ile birlikte, pek çok köylü
gibi Karakoçan’da yaşamını kiracı olarak
sürdürmek zorunda kalan bir aile, yani yakın
akrabalarımızdırlar.
Gelinen aşamada bu insanlar Karakoçan da
kaldıkları evin kirasını ödeyemedikleri için
Pamuklu Köyüne gelip sığınacak bir yer
aramaktadırlar.
Geçici
olarak buldukları küçük bir samanlığa
sığınmışlardır. Orasını görenler çok iyi
bilirler. Oraya ev diyebilmek için bin şahit
lazım. Ve orada asgari düzeyde de olsa
sosyal ihtiyaçlarını karşılayarak bir insan
gibi yaşamak hiç mümkün değildir.
İşte o
Samanlıkta yaşamakta olan sinir hastası bir
baba, sinir hastası bir çocuk ve büyük
fedakârlıklara katlanarak onların
bakımlarını üstlenmiş zavallı bir bayan, bir
eş, bir anne var.
Bu
fedakâr anne, çaresizlikler içinde
çırpınıyor ve aylardır gelen giden
insanlardan yardım istiyor. Yağmur ve
soğuklar gelmeden kafalarını sokabilecekleri
bir yer bulabilmek için.
Çünkü
içinde kaldıkları Samanlık akıyor ve üstüne
muşamba örtülerek yaz yağmurlarına karşı
korunmaya çalışıyorlar. Ancak şiddetli
yağmurlara ve soğuklara karşı korunmalarının
tamamen imkânsız olduğunu yakından gördüm.
Ayrıca o insanlar banyo ve Tuvalet
ihtiyaçlarını da başka yerlerde
gidermektedirler.
Tüm
köy halkının çabaları da bu insanlara
zamanında kalabilecekleri bir ayarlayabilmek
ve sorunlarına kalıcı bir çözüm getirmektir.
Bu
nedenle ben, konuyu birçok insanla konuştum.
Kalıcı bir çözüm için bu insanların
kalabilecekleri iki odalı bir Evin yapılması
gerekmektedir.
Bunu
gerçekleştirebilir miyiz! Yada nasıl
gerçekleştirebiliriz sorularına cevap, gerek
tek tek görüştüğüm insanlarla yaptığım
görüşmeler ve gerekse babam Bako Aktülün’ün
cenazesine katılan insanlarla yaptığım
görüşmeler sonucunda kolektif bir çalışma
ile bu sorunu çözebileceğimiz gerçeği ortaya
çıktı.
Bunun
ayrıntılarını köyde bulunanlarla konuştuk.
Bu çalışmayı bir kampanya şeklinde
sürdürmemiz gerekir.
Bu
kampanyanın başarısı, tabii ki her
insanımızın kendi durumuna göre, (maddi ve
manevi olarak) bağlı olacaktır.
Bu
kampanyaya, Barajları yapanlardan tutun da
Ormanları kesen ve kestirenlere kadar, yine
malzeme verebileceklerden fiilen
çalışabilecek köylülerimize kadar herkes
katkısını sunmalıdır. Birçoğu katkılarını
sunacaklarına dair söz verdiler.
Avrupa’da yaşamını sürdürmekte olan siz
arkadaşlarımdan beklentim ve ricam İnşaatın
yapımı için açtığımız hesaba imkanlarınız
ölçüsünde katkıda bulunmanızdır.
Karakoçan Ziraat Bankasında biri Döviz biri
de YTL olmak üzere Cafer Çelikkol adına
sadece İnşaatta kullanmak üzere iki Hesap
açtım. Her iki hesaba da bir miktar para
konuldu.
Pamuklu Köyünde yaşanmakta olan bu insanlık
dramına hep birlikte son vermeliyiz. Onun
için yardımlarınıza ihtiyaç var.
Eğer
herkes üzerine düşeni yapabilirse, bu soruna
çok kısa bir süre içinde çözüm bulabiliriz.
Kişi
olarak ben üzerime düşeni yapacağıma dair
hepinize söz veriyorum.
Yazan : Hüseyin
Aktülün
DÖVİZ HESABI
Cafer Çelikkol
T.C. Ziraat Bankası
Hesap No:
50449308–5002
382-Karakoçan/Elazığ
IBAN:
TR200001000382504493085001
YTL HESABI
Cafer Çelikkol
T.C. Ziraat Bankası
Hesap No:
50449308–5001 382-Karakoçan/Elazığ
IBAN:
TR200001000382504493085001
|